MATEMATİKTE Harezmi, Sâbit Bin Kura, Biruni, Hayyam, rakkasın mucidi İbn-i Yunus, Nasir-i Tusi, Mirim Çelebi, İsmail Gelenbevi, İsmail Çınari, Sıfırın kaşifi Muhammed Bin Ahmed, İshak Efendi, FİZİK ve KİMYA’DA Cabir İbn-i Hay yân, Hasan İbn-i Heysem, Hazini, Cabir b. Cafer, TIPTA Ebu Bekir Razi, İbn-i Sina, Ebul Kasım Zehravi, İbn-i Bace, kan dolaşımını bulan İbn-i Nefis, Ali b. Abbas, Sabuncuoğlu Şerefeddin, Hacı Paşa, Davud Antakî, NEBATAT ve HAYVANATTA, İbn-i Vahşiye, Reşidüd Din, İbn-i Sûri, İbn-i Baytar, ibn-i Avâm, Câhız, Kazvinî, Demirî, COĞRAFYADA, İbn-i Kavkal?, Makdisî, İdrisî, İbn-i Batuta, Yakut el Hamavi, Katip çelebi, İ.Hakkı, TARİHTE Taberi, Mes’udi, İbn-i Miskeveyh, İbn-i Esir, İbn-i Haldun, Reşidüddin, Hoca Sadedin, Nâima ve Cevdet Paşa, FELSEFEDE Kindî, Farabi, İbn-i Sina, İbn-i Rüşd gibi şöhretler yetişmiştir.
Yukarıda sayılan isimler ve daha niceleri Ortaçağda İlim ve Bilim adına paha biçilmez eserler vermişlerdir. Yazıyı gereksiz yere uzatıp asıl konuyu gölgede bırakmamak için bu buluşları ve bilimsel çalışmaları tekrarlamaya gerek görmüyorum. Ancak aşağıda Batıya mal edilen; ancak temelde Müslümanlara ait olan buluşların bir kısmını vererek bu eksiği telafi edeceğim. Astronomiyi biraz geniş biçimde ele almamızın nedeni ise bu bilimin günümüzün Uzayla ilgili faaliyetlerini kapsamasıdır. Yani Avrupa’nın uzayda olduğu günlerde, Ortaçağ’da bu alanla ilgili çalışmalara değinerek gelinen noktayı gözler önüne sermeyi amaçladım.
Bu örnek, “Avrupa uzaya çıktı, İslâm dünyası ise burnunun dibini görmekten aciz!’’ eleştirilerinin muhatabının İslâm değil de İslâm’dan uzaklaşan Müslümanlar olduğunu gözler önüne sermektedir!