• Web sitemizin içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için Web sitemize kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Web sitemize üye olmak tamamen ücretsizdir.

Hasretim

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan Esinti
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
En yakın deniz kenarına atıyorum kendimi
Her dalga halime üzgün..
Her dudakta bana tebessüm..
ne vardı diyorum 'ah' ne vardı
Şu kaldırımda resmin olsaydı...
Eğilip öperken ben
Görenler, varsın dileniyorum sansaydı...

Dalga ile kıyının aşkını bilir misin?
Öncesinden başlayıp, sonsuza giden dalga,
Hep aşka kavuşma özlemiyle atılır kıyıya.
Dalga seven, kıyı sevilendir.
Dokunur parmaklarının ucuyla sevdiğine dalga.
Ve döner hep geriye,
Bilir kavuşamayacağını ama hep koşar kıyıya,
Her bir dokunuşunda aşkına verir bedenini hesapsızca,
İşte, ben de seni böyle severim yar.

Yar, bilir misin dağ başında açan uçurum çiçeklerini?
Bilirler görünmeyeceklerini...
Sevilmeyeceklerini...
Koklanmayacaklarını...
Okşanmayacaklarını...
Ama inatla açarlar; aşkla, sevgiyle, özlemle.
Hep beklerler gelmeyecek sevgilinin onu kucaklamasını,
İşte, ben de seni böyle beklerim yar.

Yar, ipek böceğini bilir misin?

Onun kozasının içinde ördüğü o ipliğe olan aşkını,
Bilir o ördüğü ipliğin kendisinin ölümü olacağını,
Ama aşkına feda eder kendini.
Öyle verir kendini yarenine korkusuzca,
İşte, ben de kendimi böyle veririm sana yar.

Yar, ağaç ile meyvesinin aşkını bilir misin ?
Meyvesini vermelidir ağaç yeniden doğmak için,
Öyle zorludur ki ayrılmaları,
Verir meyvesini ağaç,
Meyve tohum olur, tohum kök olur,
Ve yeniden doğar ağaç kendi meyvesinden.
İşte ben de böyle yar;

YOK OLMAYI GÖZE ALDIM TEKRAR SENDE DOĞMAK İÇİN...


 
Açlık grevi yaparak ülke gündemini ve pek tabi dünya gündemini meşgul eden grevcilere aslında söylenecek pek fazla birşey yok ben kendilerini Somaliye götürüp bırakıp gelmek isteği içindeyim zira gitmişken belki Afrika kıtasının yüzyıllardır nasıl bir sömürü içinde olduğunu ne şekilde bağımsızlığını kaybettiğini ve sadece Fransanın 1. Dünya Harbinde 850 bin tane yerlisini hiç düşünmeden cepheye nasıl sürdüğünü öğrenmeleri sağlanabilir.
 
ölüm....yaşamın karşıtı....kaç kez döndüm-döndünüz,bilmem,ya da dönmeme-dönmemize sebep,tanrı ise eğer...yaşam,bize sunulan bir cehennem öyleyse? cenneti sonradan göreceksek,ki cennet,denize yakın,göğe uzak,ıssız bir adaya düşecek olsanız yanınıza alacağınız üç metaryalse....yine,şarap,sigara ve çerez...cenneti cennet yapan bu....
 
biraz uzun oldu...senin susuşun ve benim bekleyişim....hani tartıyoruz ya birbirimizi hala,hangimizin çığlığı daha ağır basacak diye....hangimizin özlemi daha hafif....
 
yaz a yaz a yaz bitti diyeceğim ya hu kasım gelmiş bu nedemek kış kapıya dayanmış (:

yine de biz ne diyoruz yine aylardan kasım!
 
Tanrıya sesleniyorum;
Allah'ım çok paranın beni değiştirip değiştirmediğini öğrenmem için lütfen bana bir şans ver!
:)
 
Bu sabah uyandığımda her şey farklı olsun istiyorum.
Güne masmavi bir umutla başlayacağım.Derin bir nefes alacağım, yaşamak ne güzel şey, ılık,güzel bir sonbahar sabahı.Kalbimin sesini dinliyorum bugün. İyilik dolu bir dünyaya uyandım bu sabah.Neşe, sevinç, aşk, sevgi, sağlık dolu bir gün.Güzel hayallerim var.Keyifle yapılacak bir sürü iş.Nefes almanın, yürümenin, koşmanın, gülmenin, sevmenin tadı. Bugün güzel bir gün.Bugün yaşam dolu bir gün...
sana harika bir gün dilerim :)
 
Sevmek güzelleştirmez mi dünyayı,özgürleştirmez mi ruhlarımızı,iyi gelmez mi kalplerimize?
Birini sevdikçe değerli olmamız gerekmez mi?
Son günlerde sevdikçe değersizleştirildiğimi hissediyorum.
Sevgimi verdikçe karşımdakine, sanki değerimi her geçen gün azaltıyor,sanki beni cezalandırıyor sevgimle
Sevgi birini özlemek,ona zaman ayırmak,her şeyi paylaşmak,onu incitmekten,kaybetmekten korkmak değil miydi?
Sevildiğinizi hissetmek için neye ihtiyacınız vardır?
Siz nasıl seversiniz?
 
Her an her dakika seni özleyen her gün sevdasına hasret ekleyen senin gözlerinde nöbet bekleyen bir denız feneri olmak isterdim.aşk kadar zordur ayrılıklarda tek umudum ol yarınlarda gönlünde ateşler yakmak isterdim........
 
Aynaya baktığınız da yüzünüzde ki çaresizliği başkalarının da yüzün de görmek istemiyorsanız zamanın tüm kötü olayarına karşı iyi bir insan olun.

İyi bir evlat,iyi bir kardeş,iyi bir,abla/abi,iyi bir dost ve iyi bir sevgili olun.Sevdiklerinize karşı vefalı olun.İyiliklerin de kötülüklerin de unutulmayacağını aklınızdan çıkartmayın.Kalbinizi kıranlara sizi üzenlere,incienlere karşı bile vefalı olun ki bu lane okuduğumuz hayat bize daha fazla acı çektirmesin.

Ben ne iyi bir evlat olabildim,ne iyi bir kardeş ne iyi bir dost nede iyi bir sevgili.Şimdi kaybettiklerime yeni siliütler eklememk için çaba sarfediyorum,kaybettiğim yılları tekrar yaşayamam belki sadece kaybettiğim ve üzdüğüm insanları yenide kazanmak için çabalıyorum.Kazanamayacağım tek bir insan var eskimeyen eski sevgilim.

Anlatacak çok şey var lakin zaman yok.Sevdiklerinize sevdiğinizi söylemekten çekinmeyin.Geçen zaman tekrar yaşanılmıyor.
 
O bu değil de insanın evin de olması gibi bir huzur yoktur sanırım.Neydi o bir kaç gün Allah'ım bir daha zorunlu olmadıkça evimden başka hiç ama hiç kimsenin evin de kalmıycağım.Eğlenceliydi fakat ne olursa olsun evim evim güzel evim. :)
 
Leyla değilim dost, Lâkin çağırırsan çöllere gelirim. Sana yalan halde gelmem, toplarım özümü, yalın halde gelirim. Kapıyı çaldığımda kim o dersen, ben olmam kapında sen olur gelirim. Sen gel de yeter ki, yola yük olmam, yol olur gelirim...'
 
Geri
Üst