• Web sitemizin içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için Web sitemize kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Web sitemize üye olmak tamamen ücretsizdir.

Hasretim

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan Esinti
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
dur o zaman , dur ey yolcu :)
hak etmeyen insanları cok fazla kafana takıp düsünme :)
 
Duygularınız sizindir, saklıdır, kimsenin müdahale edemeyeceği bir biçimde size aittir, oradaki her değişiklik yalnızca sizinle ilgili bir keder ya da sevinç yaratacaktır ama hayatınız başkalarının da içinde dolaştığı, başkalarının da kendine bir yer bulduğu, açıkça görülen, izlenen, müdahale edilebilen, oradaki her değişiklikle başkalarının da yaralanabildiği bir duraktır.
Hayatınızdaki her kıpırtı birçok insanı da kıpırdatır.
Kıpırdamadığınızda ise acı çeken siz olursunuz, bir de sizin duygularınızda yer alıp da, hayatınızda yer almayı bekleyen insan.
Hayatınızdakileri kıpırdatmayıp onları acıdan kurtarırsanız, kendinizi ve sevdiğinizi acıtırsınız, kendinizi ve sevdiğinizi sevindirip hayatınızı yeniden düzenlediğinizde başka birilerini.
 
Söze nereden başlayacaktım?
Dünya pek büyüktü. En çok bildiğim ülkeyle, kendi ülkemle söze başlamalıydım.
Ama benim ülkem de pek büyüktü. Kentimle başlasam daha iyi olacaktı.
Ama kendi kentim de çok büyüktü. Sokağımdan başlasam daha iyi olacaktı.
Hayır kendi evimden; hayır kendi ailemden başlamalıydım.
Neyse unutun bunları.
Kendimi anlatarak söze başlayım.
 
sıkıldım sanki film önerisi olan korku, macera, aksiyon hariç korkuyorum sonra :p
 
Yeniden yaratırsın beni. Küllerim dudaklarından savrulur, ellerim gövdende kalır zilzurna.. Sancılarıma alışıksındır, bilirsin; koyu ıslak renginde kaybolduğum zamanlar gözlerinin, alıp taşırsın beni şafağa. Seni solurum, seni soludukça artar susamışlığım. Sesim saçlarım gibi uzar karanlığa..
Sen bilmezsin, her geçen an kalabalıklaşırsın içimde.. Yüreğim darmadağın.. Uykulu bir akşam kuşu gibi sakinleşirim sonra, benim için soyunduğun yerde..
Küllerim savrulur dudaklarından ince zaman aralıklarına.. Seni beklerim sessizce.. Her tıkırtısnda kapı çengelinin kokunu arayan ellerim çekilir içten içe..
Devşirme umutlarıma bir bak nolursun, ne omzunu arıyorum gözyaşı için, ne ellerini üşüyen kalbim için..
Bak dağılıyorum şimdi dudaklarından toprağa...
upuzun
sessizce...
belki gelirsin diye...
 
Uyuyorum uyuyorum günler çabuk geçsin diye

Kadehlere koyuyorum acımı dindirsin diye


Bekliyorum bekliyorum bu sensizlik dinsin diye


Seni özlediğim kadar beni özlüyormusun
Sende rüyalarında beni görüyormusun

Öyle zorki ayrı kalmak öyle dayanılmaz ki


Unut beni sevgilim ben unutmuyorum




 
Kimbilir kaç günüm kaldı seninle
Acısı sevinci ve her şey ile
Kimbilir daha ne kadar sürücek kimbilir
Yetmiyor bu sevgi bir tek an için

Son defa insafa gel benim için ne olur
Ne olur erteleme beni de ne olur
Bir anlık heves için bir anlık heyecanla
Dokunma ve oynama gururumla

Oyalama beni veda et artık
Baştan çıkarma veda et artık
İstersen hakimi ol tatmadığım duyguların
Dokunma artık.

Bilmezler bu can nasıl dayanıyor
Sevgisiz nasıl da hırpanalıyor
Kimbilir nerede nasıl tükenecek kimbilir
Haklı ol veya olma ne farkeder.

Çektiğim senelerce ceza yeter
Ne olur biraz daha sabret deme ne olur.
 
Yazlar kışlar uçan kuşlar tanığımdır
Ayrılıklar yolum oldu
Can yoldaşlar dil sırdaşlar tanığımdır
Ölümlerden gülüm soldu
Anam bacım arkadaşlar tanığımdır
Zulüm gelip beni buldu
oy dağlar yalçın dağlar,dumanı hırçın dağlar
gün olur devran döner,ağlayan bayram eyler

Oy dağlar haber verin,sılamı özledim yine
Kuş olup kanat gerin,yolumu gözledim yine
Yolumu gözledim yine,oy dağlar oy dağlar
Kın olup bıçak verin,anamı özledim yine
Kuş olup kanat gerin,yolumu gözledim yine
 
Düz yazı yazıyorum artık; dümdüz yazılar..! Hayallerimiz vardı hani. Tavana asılı kalan. Tabureye tekmeyi vurduğun ana kadar; bizimde hayallerimiz vardı. Kenarında evimiz olmasa da; içinde 'Deniz'in olduğu, gökyüzüne doğru yükselen hayallerimiz..! Dudaklarıma kilitli cümlelerim, suskunluğuma yamaladığım sevmelerim kaldı. Hasretin bağrımda kışlarken; çaresizlik yol...umu bağladı. Ne tutulacak kadar yakın oldun, ne de unutulacak kadar uzak. Aynadaki bensin. Yaklaştıkça büyüyen, yaklaştıkça kavuşulamayan! Canımı yaka yaka içimden söküyorum seni. Kan çanağına dönmüş gözlerimi, kana değil; sana buluyorum. Sen giderken ardından çığ gibi büyüyen acılarla baş başa kalarak.
Sen bakma bana. Yine fazla mesaide deli gönül..! Gözler seni arar, diller seni söyler. Akıl sende kaldı, kalp vuslata kilitli...
 
Bensiz Yapamazsın, yalnız kalamazsın
Bence geri dönsen bu sonbahar
Vurdun beni yordun
Olsun ama kalbim
Durgun, deli bu aralar
Masada boş kadehler

Elimde bir çerçeve
Olmayan resmine ağlıyorum
Kolaysa gel sen unut
Bana can verir umut
Seninle gelen günü bekliyorum
Madem gidecektin
Yorgun düşecektin
Keşke daha önce yok deseydin
Bir gün geri döner
Derken ömür biter
Zaten ölümdü geceler
Masada boş kadehler
Elimde bir çerçeve
Olmayan resmine ağlıyorum
Kolaysa gel sen unut
Bana can verir umut
Seninle gelen günü bekliyorum
 
Bir hayli kırgınım. Kime olduğunu, neden olduğunu bilmeden. Belki hayata, belki kendime, belki de dilimden düşmeyen keşkelere
 
Kendimi kandirabildigim kadar kandiriyorum bu yasamda
ve sahiden de
KANIYORUM! ! !
 
Geri
Üst